Çocukları İstismardan Korumak İçin Kişisel Alanlarını Nasıl Koruyacaklarını Öğretin

Birçoğumuz için kişisel alanımız oldukça göz korkutucu ve keşfedilmemiş bir konudur. Bu görünmez krallığımız içerisine birini kabul etmeli miyiz? O kişi size en fazla ne kadar yaklaşmalıdır? Özellikle eğer çocukluğumuzda kimse bu konu hakkında bizi aydınlatmadıysa sıklıkla bu sorulara yanıt vermek zor bir görev halini alır.

Özellikle bu sıralar maalesef, çocuklara yönelik istismarlar,saldırılar gündeme bolca geliyor.Bu nedenle gereken önlemleri almakta fayda var.

Bu konu,sadece bir soruna yönelik değil,aynı zamanda çocukların tüm hayatları boyunca edinmeleri gereken bir kazanım olmalıdır.

Konuyla ilgili biraz daha açıklık getirme amacıyla, çocuğuna anlaşılması kolay bir kişisel alan şeması öğretilmiş bir annenin yeni yazmış olduğu bu harika makaleyi sizlere sunmak istiyoruz.

Çocukları korumak

Kişisel alan büyüleyici bir şeydir. Ancak bunun önemini çocuklara anlatmaya geldiğinde birçok aile nereden başlayacağı konusunda çaresiz kalır. Bunu çocuklara nasıl anlatılacağı ve hatta kimi zaman yetişkinlere bile nasıl anlatılacağı bilinmediğinden oldukça zorlu bir görevdir. Ancak günümüzde okullar bazı özel dersler bünyesinde (temel cinsel eğitimin bir parçası olarak) bu şaşırtıcı soruna çözüm üretebilmek için bazı adımlar atıyorlar. Bu dersler sırasında çocuklara basit bir şema ve aileleri için amaçlanmış açıklamalı kısa metinler sunuluyor. Öğretmenler ardından bu şemanın farklı kısımlarını renklendirirken, çocuklara günlük hayatlarında karşılaşabilecekleri çeşitli olasılıkları anlatıyorlar.

Çocuğunuzu çeşitli istismarlardan korumanın yolu

(Dışarıdan içe: Yabancılar – Profesyoneller – Tanıdıklar – Arkadaşlar – Aile – Kendim)

Kişisel alan sınırı

Bu şema, beş ila on yaş arasındaki çocuklar için tasarlanmıştır. Şemanın adına “İlişki Döngüsü” deniyor ve cinsel taciz, fiziksel ve psikolojik istismarı, çocuklara bir şeylerin yanlış gittiğini anlayacak kadar yeterli bilgi aktararak, önleyebiliyor.

 

Kendim – Benim Özel Alanım

Şemanın kalbinde en önemli menekşe renkli alan bulunuyor. Bu alan, sizi temsil ediyor. Bedeniniz, kendinizden başkasına ait değildir. Kimin size dokunacak kadar yaklaşabileceğine sadece siz karar verirsiniz. Kimse bunu sizin izniniz olmadan yapamaz. Özellikle çocukluk sırasında konu kişisel alanı korumak olduğunda, bu kişinin hangi ilişki döngüsüne sınıflandırıldığı da önemli değildir. Büyük dedeniz sizi kucağına oturmanız için zorladığında ya da anneniniz en yakın arkadaşı onu yanaktan öpmeniz için ısrar ettiğinde, bunu başkalarına söylemekten çekinmeyin. Ve ayrıca “Hayır, yapma!” demekten de hiç çekinmemek zorundasınız.

Aile

Bu ailemizi ve sevdiklerimizi kapsar. Saygı, güven ve sevgi, bu gruba dahil edeceğimiz insanları kararlaştırmamızdaki en büyük etkendir. Ancak en sevdiğimiz ya da en yakınımız bile kimi zaman kendi kişisel alanımızın sınırlarını aşmayı deneyebilir. Benzer şekilde bizler de başkalarının kişisel alanına saygı göstermeliyiz.

Arkadaşlar

Bu alandaki insanlar “uzaktan sarılma” kategorisine girmektedir. Bunlar arkadaşlarımız ve iletişim kurmayı sevdiğimiz insanlardır. Arkadaşlık çok önemlidir ve içerisinde birçok şeyi barındırır: beraber oyun oynamak, muhabbet, eğlence ve kimi zaman dostça sarılmalar. Arkadaşlık her zaman güven ve saygıya dayalıdır. Sarılmalar dahil, arkadaşlarla yapılacak olan her şeyin karşılıklı bir rızaya dayalı olması için çok doğaldır. Bu, çocuklar ve yetişkinliklerin arkadaşlıklarında oldukça önemlidir. Bir çocuk tüm sınıf arkadaşlarının kendi arkadaşları gibi davranma hakkı olmadığının bilincinde olmalıdır. Ayrıca, aileler, arkadaşlığın ne olduğu ve bir arkadaşın kendisine nasıl davranması gerektiği hakkında çocuklarına bilgi vermeli ve bunları anlamalarını sağlamalıdır.

Tanıdıklar

Bu sarı daire hayatımızda çok önemli bir rolü olmayan uzaktan tanıdığımız, yoldan geçerken el salladığımız insanları kapsamaktadır. Çocukken bu kişiler, servisteki diğer çocuklar, mahalledeki çocuklar, okul takımındaki çocuklar veya ailenizin arkadaşları olabilir. Anneler ve babalar, çocuklarına sosyal normları, farklı türdeki tanıdıkları ve ilgili güvenlik kurallarını öğretmelidir. Her çocuk yakın arkadaşlar ile yolda geçerken iki kelam edilen insanlar arasındaki farkı bilmelidir. Çocuklar ayrıca bu ilişkilerdeki her iki taraf arasında bulunan mesafenin de farkında olmalıdır.

Profesyoneller

Öğretmenler, anaokulu çalışanları, polis memurları, itfaiyeciler, hemşireler ve doktorlar, gerektiğinde bize yardım edebilirler ancak bizim arkadaşlarımız değillerdir. Aileler, çocuklarına farklı acil durumları ve her bir özel durum için hangi görevlinin onunla yakınlaşabileceğini anlatmalıdır. Ayrıca tüm bu insanların her zaman özel üniformalar / rozetler ve ilgili kimlik kartları taşıdığını vurgulamak da önemlidir.

Yabancılar

İşte çocuklarınızın yabancılar hakkında bilmesi gerekenler:

Bizler, bu insanları tanımayız (bizi tanıdıklarını söyleseler bile, bu bir fark yaratmaz). Tüm yabancılar bir tehdit değildir ancak yabancı olduklarından dolayı onların iyi ya da kötü insan olduklarını bilemeyiz. Yabancılara güvenmeyiz. Yabancılarla konuşmayız ve ne kendimiz ne de sevdiklerimiz hakkında onlara bir şey anlatırız. Yabancıların soracakları soruları cevaplamamalıyız. Yabancılarla asla bir yere gitmemeli veya onların arabasına binmemeliyiz. Yabancılardan şeker almayız. Yabancılara kaçan köpekleri veya aradıkları adresi bulmaları için yardımcı olmayız. Yetişkinler kendilerinden daha küçük veya zayıf olanlardan asla yardım istememelidir.

Çocukların güvenliği

Kısaca, bunlar derslerde öğretilenlerdir. Çocuklar, öğretmenleri onlara farklı durumları anlatırken ve hangi durumda nasıl davranmalarını sorarken, şemanın dairelerini farklı renklere boyamaktadır. Tüm bunlar olurken, öğretmenler tekrar ve tekrar, belki yüzlerce kez şu sözleri tekrarlamaktadır “Eğer birinin davranışları sizi rahatsız ediyorsa, ona “HAYIR! BUNU YAPMA!” demelisiniz. Eğer birinin sizi kabul edilmeyecek bir şekilde tehdit ettiğiniz hissederseniz ailenize ve öğretmenlerinize söyleyin. Kimse sizin rızanız olmadan size dokunamaz. Ama sizin de, onun izni olmaksızın bir başkasının kişisel alanına girme hakkınız yoktur. Eğer yetişkinler sizin şikayetlerinizin önemini hemen anlamazlarsa, onlar sizi anlayana kadar bunları tekrarlayın. Sorunu tek başınıza çözmeye çalışmamalısınız. Sorununuzu saklamamalı ve bundan utanmamalısınız. Konuşmaktan çekinmeyin. Soru sormaktan çekinmeyin.”