Kadına Dair Herşey

Dermansız Dert Olmazmış

Dermansız Dert Olmazmış

Dermansız Dert Olmazmış

 

Dermansız dert olmayacağı gibi dertte boş yere gelmez insanın başına. Elbet bir hata, bir kusur vardır. İnsan doğru davranırsa, hayatını düzgün yaşarsa ve gerekeni gerektiği gibi yapar kendine iyi bakarsa hastalık da dert de en az olacaktır. Tabi bu durumda da insan mutlu olacak, hayatı bir düzen dahilinde gayet huzurlu yaşayacaktır. Ancak çoğunlukla böyle olmamaktadır.

 

Cilt kanserine genel bir bakış

 

Cilt kanseri, cildin tabakalarından kaynaklanan, hücrelerin aşırı ve kontrolsüz büyümesiyle ortaya çıkan bir kanser türüdür ve tüm kanser vakalarının yaklaşık yarısını teşkil etmektedir. Kendi içinde de birçok farklı türü vardır. Cildin en dış tabakası epidermis ve onun altında yer alan daha iç tabaka ise dermis olarak adlandırılır. Epidermiste en dışta yassı hücreler olmak üzere üç tip hücre (yassı hücreler, bazal hücreler ve melanositler) bulunur. Melanositler Fazla güneşe maruz kaldığında cilt rengi koyulaşır.

 

Cilt kanseri risk grubunu oluşturanlar

Cilt kanseri risk grubunu oluşturanlar

Aşağıdaki grupta yer alan insanlar genel olarak cilt kanseri riski taşımaya daha çok meyillidirler.

 

  • Cilt rengi ve güneş ışığına maruz kalma
  • Doğal veya yapay aşırı güneş ışığı maruziyeti
  • Sarışın, mavi veya yeşil gözlü, çilli olma
  • Ciltte yanık veya yara izi olması
  • Arsenik maruziyeti
  • Kronik cilt enfeksiyonları veya cilt ülserleri
  • Radyoterapi almış olmak
  • Organ nakli veya diğer nedenlerle bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç alıyor olmak
  • Aktinik keratozis

 

Bu risk faktörleri kesin olmamakla birlikte cilt kanserine diğer insanlardan daha meyillidirler ve gerekli kontrollerini doktor nezaretinde daha sık yaptırmalıdırlar.

 

Cilt kanserinden korunulabilir mi?

 

Cilt kanserinde etken hücre olan bazal hücreli ve yassı hücreli kanserler tam olarak önlenememekle birlikte kansere yakalanma riski azaltılabilmektedir. Bunun en iyi korunma yolu güneş ışığına maruz kalmamaktır. Bunun için güneşlenirken tişört giymek; şapka takmak, gözleri korumak için güneş gözlüğü kullanmak ve güneşten koruyucu kremler kullanmak yararlı olacaktır. Aynı zamanda yapay bronzlaşma da cilt için zararlıdır.

Cilt kanserinden korunulabilir mi

Hastalığın belirtileri

Cilt kanseri

Cilt kanserleri çok büyük boyuta ulaşmadıkça belirti ve bulgu vermezler. Bu sebeple ciltte meydana gelecek her değişiklik her leke, her yara cilt kanseri olarak görülmemelidir. Ancak yine de böyle durumlarda ve bu tür belirtilerin devamlılığı durumunda bir sağlık kurumuna başvurmak yerinde olacaktır. Genel olarak cilt kanserinde görülen belirtiler aşağıda sıralanmıştır.

 

  • Küçük, kabarık, düzgün, parlak ve cilalı lezyonlar
  • Küçük, kabarık, kırmızı veya kahverengi-kırmızı renkli lezyonlar
  • Düz, sert, kırmızı veya kahverengi ve kabuksu lezyonlar
  • Kabuksu, kanamalı lezyonlar
  • Yara izine benzer ve kalıcı lezyonlar
  • Ciltte sert, pürtüklü, pembe, kırmızı veya kahverengi, kabarık, kabuksu alanlar
  • alt dudakta dudak kremi yardımıyla geçmeyen çatlama ve soyulma

 

Teşhis aşaması

Teşhis aşaması

Şüphe üzerine hastaneye başvuran kişinin cildinde görülen normal dışı büyümeden parça alınarak, bu parçada kanser hücrelerinin olup olmadığı patoloji uzmanı tarafından mikroskop altında incelenir. Bu inceleme sonrasında kişinin kanser olup olmadığına karar verilir. Cilt kanserlerinin iyileşme şansı; kanserin evresine, kanserin tipine, tümörün yeri ve boyutuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişkenlik göstermektedir.

 

Tedavi süreci

 

Hastalık belirlendikten sonra doktorun belireyeceği bir cerrahi yöntemle tümör ciltten çıkarılır. Gerekli radyoterapi ve kemoterapi tedavileriyle kanserli hücreler yok edilmeye çalışılır. Yapılan tıbbimüdahaleden sonra hasta tedavi cevabının değerlendirilmesi için düzenli olarak kontrollere çağrılır ve doktor kanserin tekrarlayıp tekrarlamadığını tespit etmek için bazı testler uygular. Bazal hücreli kanserler tedaviden sonraki ilk beş yıl içerisinde tekrarlama eğilimindedir. Tedaviden sonraki beş yıl her altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir cilt muayenesi tekrarlanmalıdır. Yassı hücreli kanserler ise yayılma eğilimindedir, tedaviden sonraki yıllarda her üç ayda bir cilt muayenesi tekrarlanmalıdır.

 

Sonuç olarak kanserin hastalıkların içinde yakalanmayı istediğimiz son hastallık olduğu düşünülürse, bu hastalığa yakalanmamak için elimizden gelen çabayı da göstermemiz gerektiği ortadadır. Sonuçta hastalıkla mücadele kişinin kendisinde başalamaktadır. Kişi kendine ne kadar iyi bakar, gerekli kontrol ve tetkileri ne kadar itinalı yaptırırsa hastalığa yakalanma riski o kadar azalacaktır. Kendini tanıyan kişi vücudundaki en ufak değişikliği farkedecek ve erken teşhisle daha iyi sonuç alabilecektir.

Bir önceki yazımız olan Bitkilerle Bezenmiş Rengarenk Bir Hayat başlıklı makalemizde Mide şişkinliğine iyi gelecek diğer pratik bilgiler, Şişkinliğe neden olabilecek nişastalı besinler ve şişkinlik hakkında bilgiler verilmektedir.


Dermansız Dert Olmazmış Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ